22 Eylül 2017, Cuma Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Bahri Okumuş

Your boys didn't do it

Fetullah Gülen, 22 Temmuz'da yayımlanan videosunda bir yandan lafzen cuntanın kalkışmasıyla ilişkisinin bulunmadığını tekrar ederken, bir yandan darbeye karşı duranlara "ahmaklar" diyor. "Daha iş bitmedi" diyor. Savcılık ifadelerinde çözülenler için "kalleşler" diyor.

"Kalleş" demek "beni sattınız" demek. "Bir arının ölümüne saatlerce hıçkırarak ağladığını" anlatan birinin ruhi sıhhatini siz takdir edin.

"İtiraf adı altında iftiralar" değil. "İnkar adı altında itiraflar..."

Resmin bütünü henüz ortaya çıkmamış olsa da yeni görüntüler, bilgiler, ifadeler geldikçe atlattığımızı düşündüğümüz tehlikenin boyutları daha güçlü biçimde idrak ediliyor.

Yaşam tarzları, siyasi bakış açıları, ideolojik duruşlar, farklılıklar bir kenara bırakıldı, ülkede çoğunluğun şu andaki önceliği Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası...

Yukarıda "atlattığımız" demek yerine "atlattığımızı düşündüğümüz" dememin sebebi var.

Zira, FETÖ'nün bütünüyle deşifre olması ve nasıl bir yapıyla karşı karşıya bulunduğumuzun net biçimde anlaşılmasıyla iş bitmiyor. Kılcal damarlara kadar nüfuz etmiş habis hücrelerin temizlenmesi, bunu yaparken temizlerin ayrı tutulması devlet olmanın gereği.

"Masumlara dokunulmasın diyenler de vatan hainidir" diye bağrışan goygoyculara kulak asmanın, halen ciğerlerimize çektiğimiz "Çok şükür ki sapık bir cuntanın değil eksikleri olsa da demokratik bir hukuk devletinin güvencesinde yaşıyoruz" atmosferini kirletmek manasına geleceğini görmek gerekiyor. İsimsiz kahramanların yazdığı bu destanın rantını devşirmeye çalışanlara dikkat etmek gerekiyor.

Burası tamam diyelim iş yine bitmiyor. Zira bu uğursuzluk FETÖ'nün tek başına planlayıp kalkıştığı bir iş değil. Darbeci hainlerin İncirlik'te ABD'liler ile kalkışma öncesinde 12 kez görüştüğü, elebaşlarına, olası başarısızlık durumunda Irak'tan koridor açılarak, kaçırılmasının sözü verildiği, Malatya'da, TSK envanterinde bulunmayan mermilerin ortaya çıktığı biliniyor.

Komplo teorileri üretmeye lüzum yok. Strateji uzmanı olmaya da...

Daha işin kopmadığı saatlerde "Sayın Obama'yı bilgilendiriyoruz, durumdan endişeliyiz" diyen, cunta bastırılınca dil ucuyla "seçilmiş hükümetin yanındayız, demokratik kurumlar desteklenmeli" diye zevahiri kurtarmaya yönelik açıklama yapan, satır aralarında hayal kırıklıklarını gizlemeyen bir "müttefikten" söz ediyoruz. "Ours boy"ların başaramamasının hırçınlığı görülüyor...

"Bu darbenin başarılı olmaması bizim aleyhimize" diye ABD'deki TV kanallarında görüşlerini açıkça belirten istihbaratçılar...

İngiliz, Alman, ABD basınında networklar çoktan çalışmaya başladı. Sokaklarda insanlar kurşuna dizilmemiş, tanklar ülkenin meclisini bombalamamış, Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunulmamış gibi davranıyorlar.

Olup bitenlere sımsıkı kapatılan gözler, darbecilerin adil yargılanması hususunda faltaşı gibi açılıyor.

"Türkiye'de demokrasi baskı altında" propagandasına başlayan, canilerin başına geleceklerin derdine düşen, bize hep " uygar, demokrat, yüksek insani değerlere, standartlara ve nesnel kriterlere" sahip diye anlatılan batı medyasından söz ediyoruz.

Avrupa'daki terör saldırıları ve sokak olaylarında en şedit tedbirlerin alınmasının, Fransa'daki OHAL'in bu demokrasi ve hürriyet aşığı batı aydınını zerre rahatsız etmediğini gözden kaçırmayalım.

Bunların dezonformasyonlarına,yalanlarına, algı yönetimi maksatlı planlarına aynı aygıtlarla ve aynı yöntemlerle anında karşılık vermek gerekiyor.

Bitmedi... Türkiye'nin bekası için farklılıkların ve eski hesapların rafa kaldırılması umudunun doğduğu bir dönemde, "benim oğlum bina okur, döner döner yine okur" misali, kendi hastalıklı ruhlarının ürettiği gündemin peşinden gidenler...

Sokaklarda insanların kurşuna dizildiği bir kıyamet gecesinin sabahında "saat kulesine zarar verdi bunlar" diye zehir saçmayı sürdürenler...Darbeyi desteklemeyen gazeteleri için "ebelek gübelek demeye başladılar" diye sızlananlar...

Hala "Allahuekber" diyen herkesi IŞID'ci zanneden, hem milleti tanımayan, hem de milleti "cahil ve aptal" diye tavsif etme ısrarından vazgeçmeyen tırnak içinde aydınlar...

Yani mankurtların, beşinci kolcuların şerrinden de ayrıca korunmak gerekiyor.

Bu kez başaran evet "bizim çocuklar" yani "Masum Anadolu'nun saf çocukları.." Ama oyun kurucuların oyunları bitmez. "Başaramadık" diye vazgeçecek değiller.

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!

Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

23 Temmuz 2016 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
Bornova'ya gelen pişman olmayacak
Taraftarın hiç mi suçu yok!
Böyle mi olacaktı!
Namus belası!
İptal etmek, ertelemek...
Basın özgürlüğü üzerine
Zakari'den Karamemiş'e!
Ne...ne de...
"Eski"nin yeri...
Cehalet de baki!
Your boys didn't do it
"Bu Millet" kahramandır
Kim ki tekbir getirir...
Beşinci kolculara dikkat!
Dezenformasyon önlenebilir mi?
Vurun kahpeye!..
Kurtuluş Savaşı
Acar KSK olacakmış!
Yalanın bini bir para
Skor yazarlığı
 

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir