19 Ağustos 2019, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

Aksakallı Ali'miz

Sabah; biraz da erken saatler ise telefonumun çalması hep ürkütür beni. Kendimi toparlar, nefesimi kontrol eder ve besmeleyle açarım.

O gün de öyle olmuştu.

İşyerime henüz varmıştım ki kardeşim Cumhur’un biraz da sorgulayan cümlelerinden öğrenmiştim vefatını.

“Birkaç dakika önce sosyal medyaya düştü Ali Aksakal Abinin vefat haberi. Doğru mu, haberin var mı” diye soruyordu.

Ben haftanın ilk günü olmasına bağlamıştım üzerimdeki ağırlığı ama sebebi anlaşılıyordu. Bozuk da olsa saatlerin hiç olmazsa günde bir defa doğruyu gösterdiği gibi sosyal medyaya düşen bir sürü yanlışın içinde o gün bir doğru haber de oydu.

Saçların ve sakalların beyazlaşmasının elbette yaş ile ilgisi vardı ama aksakallı hitabının muhataplığında yaştan ziyade biraz daha yaşanmışlıklar devreye giriyordu. Bu yüzden ben, özellikle yaşıtlarının çoğu gibi uluslararası esen rüzgârların etkisine kapılmadan yerli ve milli kalabilme uğruna mücadele etmiş, cezaevine düşse bile yine diğer çağdaşları gibi isyanlarını büyütme yerine ihlas ve amellerini büyüterek zindanı Yusufiye yapanlar arasında yer almış o timsah nesli için kullanırım daha çok aksakallı tanımlamasını!

Aksakallı kardeşlerimizden birinin daha uğurlanma vakti gelmişti o gün. O gidiyor, kurtuluyor, kavuşuyor ne derseniz deyin ama kalanlara da hep onun anıları kalıyor bir süre. Haberin sonrasında benim de gözlerimin önüne cezaevinden ilk çıktığı günler, ardından Buca’da parti teşkilatlanması emanetinin kendisine verilmesi ile o imkânsızlıklar içinde yaptığı mücadele günleri, hükümlü kadrosundan ilk işe girmenin heyecanları, aldığı ilk maaş sonrası bizi evine çağırıp yemekte toplaması, cezaevi hatıralarını, gördüğü işkenceleri anlatırken kimi anlarda gözlerinin dolarak cümlelerinin boğazına takılması ve gözlerinin altında saklamaya çalıştığı birkaç damla gözyaşı gibi sahneler sanki bir film şeridi gibi dizilivermişti hafızama.

Gerek içeride gerekse dışarıda kelimenin tam anlamıyla iyi çile çekmişti Ali. Anıları da bu yüzden hep çile doluydu. Ama bakışlarına yansıyan bir ümit daima vardı.

‘Elbet’ diye başlayan, söylenmemiş ne cümleler barındırıyordu o bakışları kim bilir? Buca’nın en büyük camilerinden biriydi cenazesinin kalkacağı cami. Evi de buraya yakındı. Öğle namazı öncesi cami hocası vaazı sırasında: “Ali Kardeşimiz burayı, buraları çok iyi bilirdi. Bu cami ve cemaat de onu çok iyi bilir” derken rahmetli kalanlara bile son mesajını bırakmaktan geri durmamıştı.

Allah bütün geride kalan kardeşlerimize, buraları hakkıyla bilmeyi nasip etsin! Uzak yakın demeden birçok arkadaşı koşup gelmişti cenazeye. Birçoğunu tanıyordum ama yılların getirdiği o mesafeler, birbirimizi tanıyıp çıkarmamıza epey engel olmuştu.

Yine de kimlerle yıllar sonra görüşüp konuşmadık ki o gün.

Aksakallıların çoğu oradaydı. Gözler yaşlı, dudaklar kımıl kımıl, gözlerde hep Ali’nin bıraktığı o ümit dolu, sevgi dolu bakışlar.

Ali’nin bütün camiaya, bütün yakınlarına çok hakkı geçmişti. Ama önden gittiği için hoca bizden helallik istedi.

Sanıyorum en fazla da ailesineydi o sorusu imamın!

-Hakkınızı helal ediyor musunuz?

Hem cezaevi yılları, hem sonrası gördüğü vefasızlıklar, uğradığı ihanetler hele bir de uzun bir süre önce geçirdiği kısmi felç sonrası ondan desteğini hiç esirgemeyen, kapı gibi arkasında duran ailesinin hakkını bizler nasıl unutabilirdik ki?

1963 doğumluydu. 12 Eylül darbesi sırasında henüz 17 yaşındaydı. İyi ki on yedi yaşındaydı! Turgutlu’ya dışarıdan gelip saklanan ve bir fırını örgüt evi olarak kullanıp, sözde fırın işçisi görünümlü militanların yaptıkları nice kanlı eylemlere yenilerini eklememeleri için basmışlardı o fırını. İnfaz kararı verilip, urgana doğru yürüyüşe geçmeden hücrede kendilerine pişman olup/olmadıklarını soran Abdullah Hoca’ya bile: “O nasıl söz hocam! Biz onları tanımazdık. Amacımız onların bu devlete, bu necip millete düşmanlık yapmalarını engellemekti. Bin defa dünyaya gelsek, yine aynısını yaparız” diyecek kadar kararlı, yiğit iki insanın kader ortağıydı Ali.

Aynı davada birlikte yargılandıkları Halil Esendağ ve Selçuk Duracık hakkında verilen idama engel olmaya çalışıp suçu üzerine almaya çabalasa da zalimler denge politikalarını uygulamaya kararlıydılar ve iki ülkücünün infazına çoktan karar vermişlerdi bile.

Ali’nin boyuna, posuna, yaşına aldırmadan cezaevinde arkadaşları için, gördükleri haksızlık üzerine bir avuç arkadaşlarıyla omuz omuza vererek yaptıkları zalimleri çileden çıkartıyordu.

Asamasalar bile pahalıya ödeteceklerdi ve dünyanın işkencesini uygulamaktan çekinmediler bedenine 12 Eylül’ün zalimleri.

Tahliye olup çıktığında bedeni çökük ama inancı ve azmi bir o kadar diriydi. Ama dışarıda gördüğü imtihan, içeridekinden çok daha acımasız ve can yakıcı olacak ve Ali’nin zaten çökük olan bedeni buna fazla dayanamayacaktı.

Kısmi felç ve MS rahatsızlıklarıyla yine de uzunca bir mücadeleye girişmekten çekinmedi. O haline rağmen başta İzmir olmak üzere yakın illerdeki, haberdar edildiği bütün etkinliklere, buluşmalara, bastonuna dayanarak da olsa gitti Ali.

O haber geldiğinde ise gitme sırası; onun devamlı yanlarına gittiği, yanlarından ayrılmadığı arkadaşlarına gelmişti. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur durduramamıştı gelenleri. O büyük caminin merdiven basamakları bile cenaze namazına duran insanlarla dolmuştu.

Ruhun şad, mekânın cennet olsun kardeşim!

Allah; gözünden, canından bile sakındığın kutlu davana, milletine zeval vermesin!

Türk’ün bir ırk değil, bir millet değil, bütün mazlumların sesi, İslam’ın yükselen gür sesi olduğundan habersiz gafil ve hainlere fırsat vermesin.

cerdal48@gmail.com

18 Mart 2019 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
Öfkeler şelale!
Öfkesiz yazılar
Öfkeye dikkat
Yine üniversite yine Muğla
Devlet nereye?
15 Temmuz'a bir turnusol
Sath-ı Taarruz
Var mısınız konuşmaya?
Seçim Artı
Gazlı hayat
Manisa'nın sağlığına dair
Postmodern zübüklerin turfanda hasadı!
İzmir vefasız mıdır
İstanbul değil İzmir!
Bekliyoruz
Muzaffer Usta
Barikatsever yöneticiler
Günümüz kahramanları
Evvel refik badel tarik
Her kıyıya her köşeye sonuna kadar demokrasi
 

WEB TV Tüm videolar
Cem Yılmaz Fundamentals
 
Hatasız Kul Olmaz-Tarkan
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir