22 Eylül 2017, Cuma Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

Eh be Ayhan

Olmadı!

Her gidiş erkendir, zamansızdır ama seninki bir başka zamansız oldu be kardeşim.

Şu sıra bir hayli vefat haberi aldım, sayfam neredeyse cenaze ilanlarıyla doldu. Bu vesileyle ölenlere rahmet kalanlarına ise bir kez daha taziyelerimi iletmek istiyorum.

Mümkün olduğunca, işim elverdiğince bizzat giderim, gitmeye çalışırım taziyelere!

Ölen ölmüştür. Kendisine yaptığımız duaların ve hayırların ulaşması elbette umulur ama önemli olan kalanın yanında olduğumuzu hissettirebilmemizdir. Ne de olsa giden gitmiştir ve biz her ne kadar iyi arkadaş, iyi dost, akraba falan değilsek de, birbirimizi sık sık arayıp soramasak da netice de giden gitmiştir ve biz artık geride kalanlardanızdır. O zaman bu cenaze merasimi bir vesiledir dostluklar kurabilmek, birbirimizle yüzleşebilmemiz, kalan ömrümüzü daha iyi geçirebilmemiz için.

Velhasıl tefekkürün zirve yaptığı yerlerdir cenaze törenleri.

Kaçırmanızı istemem. Hele ki kalanlardan bazılarını tanıyorsanız!

Geçenlerde bir arkadaşımın cenazesinde bulundum. Uzun yıllardır tanıdığım ve bir süre de birlikte çalıştığım bir arkadaş. Yıllardır kendisini dinlemiş, izlemiş, güya tanımıştım. Ama asıl o gün tanıdım onu, o cenaze töreninde.

Hanımı ev hanımıydı. İki çocuğunu okutup birini de ahir ömründe baş-göz etme bahtiyarlığına erişmişti. Tek maaşına rağmen rahmetli iyi giyinip, iyi yiyen, daima güleryüzlü, sosyal ve oldukça da cömert tanınan birisiydi çevresinde.

Bir süre memurluk yapmıştı ve ben o zaman tanımıştım Ayhan'ı. Yardımcı teknik eleman olarak görev yapıyordu dairede. Ama işyerinde giymek zorunda olduğu lacivert iş önlüğünü neredeyse hiç giymedi. İşinden çok işyerindeki hocalarla, kurum içi ve ildeki amir ve yöneticilerle kurduğu yakın ilişkilerle tanırdık onu. Zaten bu ilişkilerin sonunda olacak herhalde önce çok daha prestijli başka bir kuruma tayin yaptırdı sonra da memuriyeti tamamen bırakarak ürün pazarlaması yapan özel mümessillik şirketini kurdu. Şehir küçük olduğundan çarşıya çıkışlarımda arada da olsa uğrar gerek işlerine dair gerek eski işyeri anılarına dair sohbetler yapardık.

Yaptığı işe bakarak gelirinin çok üstünde bir yaşam tarzı pek çok kişinin uzun süre merakını çekmişti.   Hep iyi arabalara biner, iyi giyinir, ailesine de doğrusu iyi bakardı. Piyasa bu her zaman da işleri öyle çok iyi gitmez ama Ayhan’ın da öyle pek acınacak hale geldiğini görmez bilakis yine etrafında dara düşenin falan hep dostu görünürdü. Sosyal medyayı da iyi kullanır, neredeyse her anını sosyal medyadan paylaşır, kazancının kaynağını merak edenlerin merakını daha çok arttırırdı.

Sanıyorum on yıl kadar önce bir ara baya bir gözden kaybolmuştu. Çevrede herkes yurtdışına kaçtığını, arandığını falan söylemişti. Ağzında fermuar yok ya insanların: kirli işlere bulaştığı hatta MİT’çi falan olduğu da söylenmişti. O sıra o mübarek hanımı ve iki çocuğu dâhil gık deyip ağızlarını açmamışlar, mahallenin çokbilmiş ve meraklı hanımları bile çok uğraşmalarına rağmen ağızlarından bir şey alamamışlardı. 

Yakın bir şehre yeni atanan bir başhekim arkadaşımı ziyaret için gittiğim görev yaptığı hastanede tesadüfen başhekimin odasına geldiğinde görmüştüm eşini ve gerçeği de o sırada hasbelkader öğrenmiştim. Hatta uzun bir süre de eşime dahi söyleyememiştim rahmetlinin kötü hasta olduğunu. 

Başhekim o gün eşine uzun uzun yurt dışından gelen ilaçların etkisinin uzun bir süre ve sabır gerektireceğini anlatmış, göndermişti odadan. 

Başhekime yaptığım ziyaret bitince de kendisinden de izin alarak rahmetlinin eşini olsun ziyaret etmek istediğimi söylemiş ve yoğun bakım odasının önündeki banklarda epey oturup konuşmuştuk eşiyle. Meğer bir süredir işleri sıkıntılıymış rahmetlinin ve ortağı olduğu kişiden epey kazık yemiş!

Zaten ne zaman ortak bir iş yapacak olsa hep zararlı çıkmış ama yine de vazgeçmemiş ortaklıklar yapmaktan. O sıra sırf işleri düzelsin diye kayınbabası da epey yüklü yardımlar yapmış ama nafile. İçki kullanımını da arttırmış bu sıra ve eşine göre bunu hep sıkıntıdan yapmış rahmetli

Çevreye hastalığı söylememem için de epey ricacı olmuştu eşi. Ne de olsa o bir iş adamıydı ve iş yaptığı çevresine asla tökezlediğinin duyurulmamasını da bizzat kendi istemiş eşinden.

Eşi başka şeyler de anlattı o gün. Evlendikten sonra Ayhan’ın hep fantezi yalanlarla dengesiz ilişkiler yaşadığını mesela bir akşam aniden eve gelip: “hazırlan yarın Roma’ ya gidiyoruz” deyip gerçekten de ertesi günü Roma’ya uçtuklarını, bir başka seferinde evlilik yıldönümlerinde eve üç- beş arkadaşı ile birlikte ailece saz ekibi getirdiğini ama bütün bunların o sıralar için gelir seviyelerine göre çok lüks olduğunu ama sorduğunda da bir cevap alamadığını belirtti. 

Sonra bu şaşalı günlerin geride kaldığını, eşinin giderek içine kapandığını, alkolün seviyesini kaçırarak bazı akşamlar eve hiç gelmediğini, bir ara ihanet etmesinden şüphelendiğini ama o yönde de ufak da olsa bir bulguya rastlamadığını üzülerek ve gözleri dolarak anlattı. İşte bu sıralar kayınbabanın devreye girdiğini, damadına hatırı sayılır maddi yardımlar yaptığını ama bunun da çare olmayı bırak rahmetliyi iyice yük altına soktuğunu, agresifleştiğini, daha çok alkol ve sigaraya kendini verdiğini anlattı. Yine bir evlilik yıldönümü vesilesiyle eşinin bir polikliniğe birlikte başvurmaları teklifi üzerine de yaklaşık bir yıldır bu hastalığı öğrendiklerini ve gizli saklı uğraştıklarını belirtmişti. 

Konuşmamızdan sonra eve geldiğimde çok üzülmüş çok dua etmiştim rahmetli ve ailesi için. Sonra girmiş olduğum sosyal medya hesaplarına baktığımda ise gördüklerim karşısında dehşete kapılmış ve kısa bir süre sonra da tespitlerimi paylaşmak için eşini tekrar ziyarete gitmiştim. Zira sosyal medya da gerek kendi adı gerekse başka isimlerle açtığı hesaplarda çok iyi fotoshoplar yaparak ve adını bilemediğim teknik ve yöntemler kullanarak hastanede yattığı süreler içerisinde hatta daha da eski, hastalığa henüz yakalanmadığı sürelerde bile dünyanın bir çok bölgesinde çeşitli etkinliklere katıldığını, ünlü birçok isimler ile buluştuğunu, yine birçok ünlü kuruluşun kendisine iş teklifleri yağdırdığını falan paylaşıyordu bu hesaplarda.

Liseden arkadaşım olan psikoloğa birlikte gittiğimiz eşinin anlatımlarını büyük bir sabırla dinleyen arkadaşım sonrasında ayağa kalkarak ve yüzünü pencereden dışarı yöne doğru dönerek son yıllarda bu tür kişilik bozuklukları ile çok sık karşılaştıklarını ve Ayhan’ ın muhtemelen bir psödologiafantastika vaka olabileceğini söyledi. Sürekli kendini hep farklı göstermeye çalışan, az bir gerçekten yola çıkarak ürettiği fantezilerin ardına düşen bir kişisel bozukluk.

Nereden buldu, ne zamandır böyleydi gibi soruları soramadık kendisine. Kanseri yenebilseydi, çıkabilseydi yoğun bakımdan belki soracak, öğrenecektik kendisinden. Fantazilerinin peşinden koşa koşa yorularak tüketmiş kendini ve sırrını da paylaşamamıştı kimselerle. Aslında ne kadar iyi ve güzel özelliklerini yazmış öyle tanımıştık onu. Niye böyle bir yola girmiş, aklını ne yapmış ve daha neler düşlemişti bilmiyorum.

Ama onu o gün orada, mezarlıkta yeniden tanımıştım. Yıllardır bildiğim, gördüğüm Ayhan’ ı da, yaşadığı dertleri de orada dertlenerek yeniden fark edebilmiştim. 

Eh be Ayhan!

Sorularım saklı kaldı. Sorabileceğim bir mekân ve zamanda bir birlikteliğimiz olur mu kendisiyle bilemiyorum ama siz siz olun ve gidin cenazelere.

Ola ki siz de yeni bir şeyler öğrenir, yenilenirsiniz.

05 Temmuz 2017 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
Üst üste sorular soru içinde
Kıyılara kıymayın Efendiler!
Elini verip kolunu kaptıranlar
Yükselen değer İzmir
Eh be Ayhan
Yollarda bir başıma...
Trenlerin ardından...
2 Nisan'ın farkında mısınız!
Edebiyatımızda Sağlık Olsun
En son yürekler ölür
Darbe darbe darp dedi
Fatih'li Yıllar
Plaka plaka bölünen şehirler
Bizim Mücella Hanım
Hepimiz engelliyiz
Elma dersem çık!
Kim durduracak bu canavarları?
Yoksulluğun kitabı
Yusufcuk
Bu bayram gelmeli
 

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir