20 Kasım 2019, Çarşamba Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

Elma dersem çık

İçişleri Bakanlığı, şimdilerde trafikte uygulamaya koyduğu önemli cezalarla gündemimizde. Pekiyi yeterli mi? Cezalarda artışa gidilmesi, trafik suçlarının tespitlerinde yeni teknolojilerden daha etkin yararlanılmaya başlanması elbette önemli ama daha önemlisi toplum olarak bu önlemlerin arkasında durmamız.

Her şeyden önce trafikte işlenen bu suçlardan rahatsızlık duyuyor muyuz? Sakin sakin ve kurallara uygun karayolunda seyrederken slalom yaparak arkamızdan gelip önümüze geçen ve slalomlara devam eden sürücüyü seyrederken keyif mi alıyoruz?

Yoksa: “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” modunda mıyız?

Asker uğurlaması, düğün konvoyu bahaneleriyle trafiği seyir, gürültü ve güvenlik açısından tehdit edip sabote edenlerin aymazlıklarını, azgınlıklarını kanıksamaya mı başladık yoksa? Seyir halindeyken izmarit fırlatanlara, yiyip içtiklerini etrafa savuranlara artık kör ve sağır mı kalmaya başladık?

Şehrin meydanlarında dirift yapanları, gecede gündüzde havalı, öküz kornalara basanların gösterilerini geçit törenleriyle mi karıştırır olduk?

Eğer bu tür suçlara gözümüzle, gönlümüzle razı olmaya başladıysak yapılan hiçbir yaptırımın başarılı olamayacağı, bir süre sonra tamamen unutulup gideceği aşikârdır.

Çünkü bu suçların tespitinde de, cezalandırılmasında da neticede yine bizim içimizden gelen kolluk güçleri görev yapacağından, toplumsal kabul görmeyen uygulamaların onlar tarafından da istikrarlı ve güçlü şekilde savunulması hatta uygulaması da mümkün olmayacaktır. Ankara; kanunları, mevzuatı düzenler ve bakar!

Toplumda ne kadar kabul gördü, uygulamadaki eksikleri nelerdir, ikincil bir mevzuata ihtiyacı var mı falan. Yani demem o ki, toplumda yaşamayan her uygulama, bir süre sonra tozlu raflarda yerini almaya mahkûmdur.

1996 yılında daha zayıf yönetimlerle, koalisyon hükümetleri zamanında bile başarmıştık. 1996 yılında çıkarılan 4207 sayılı yasaya nasıl destek bir anda çığ gibi büyüdüyse ve toplu taşıma araçlarında sigara kullanımının önüne geçerek başardıysak, inanıyorum ki toplum olarak hayatımızı zehreden trafik canavarlarına karşı da başaracağız.

Ama önce iğneyi kendimize batıralım. Eşimizin hız yapmasına, çocuğumuzun aracına taktığı gürültülü egzozuna, komşumuzun yerli yersiz kornaya, klaksona basmasına önce biz karşı çıkalım. Gördüğümüz kuralsızlıkları, suç olduğuna inandığımız olayları önce biz ikaz edip engellemeye çalışalım da daha sonra yapanın yanına kalmaması için görevlilere bırakalım.

Bu arada vatandaşın duyarlılığı kadar bu konuda kendilerine iş düşen kamu kurumlarının da süreci yönetmeye dair inanmışlıkları önemli.

Karayolunda seyrederken birçok defalar tanık olduğum kuralsızlıkları 155, 156 gibi kamuya ait yetkili numaralara iletmişimdir.

Meşguldür; beklersiniz, bağlanır, yaptığımız görüşmeler kalite standartları adına kayıt altına alınır, söyleyeceklerinizi söyler, ihbar bildiriminizi yaparsınız.

Yaparsınız da gerisi Allah’a kalır! Sonraki süreçte ihbarınızla ilgili ne yapıldığı, gerçekten suçlunun cezalandırılıp cezalandırılmadığına dair hiçbir bilgi verilmez size.

Yani siz vatandaş olarak suçluyla karşı karşıya gelmeyi göze alın, üşenmeyin zaman harcayıp kolluk birimlerine telefon açın vazifenizi yapın ama gerisine karışmayın!

Oldu mu ya?

Tek bir geri döneydiler de ziyanı yok görüşme bedellerini de yine ben bari ödeseydim. Ondan sonra vatandaştan destek bekle. Destek olmayınca da bu uygulamalar da havada kalsın. Nasıl olsa Türkiye havada kalan uygulamalar cenneti. Lüzumsuz mevzuatlar, uygulanmayan yaptırımlar, kadükleşen yasalar çiftliği sanki.

Uygulamayacağınız düzenlemeleri reklam etmek, toplumu sadece tehdit eder, korkutur. Ama o düzenlemelerin arkasında durur, uygular, sulandırmaz ve kişilere göre deldirmezseniz ancak o zaman toplum üzerinde eğitici, düzenleyici etkisini gösterir.

Sokaklarında sulhu, düzeni sağlayamayan toplumların, ülkenin genelinde sulh sağlamaları beklenemez! Bu yüzden sokaklarımızda, caddelerimizde, yollarımızda düzenin sağlanmasına yönelik geliştirilen bu uygulamaların toplumca da desteklenerek başarılı olmasını diliyorum. Uygarlık için huzur, huzur için hukuk, hukuk için ise sağlam adımlar gerekli.

Masa başında yazılanın sokakta kararlılıkla uygulanması, yazılan kanunları, mevzuatı canlı tutar. Aksi halde uygulan(a)mayan kanunların bolluğu devleti ancak aciz bırakır, vatandaşını ise ümitsizliğe sürükler, devletin güvenilirliğini zedeler.

Milletin beni anladığını, devletin duyduğunu ümit ediyorum.

Orada mısınız?

Elma dersem çık!

04 Kasım 2019 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
HAZ-ME-DE-BİL-MEK
Elma dersem çık
Fukara Şehirler
Emperyalizm böyle bir şey
Film aynı film
Sezen Zambak Meydanı
Yaz bitiyor
Menteşe bize yeter!
Huzur Sokağı'nın hüznü
Öfkeler şelale!
Öfkesiz yazılar
Öfkeye dikkat
Yine üniversite yine Muğla
Devlet nereye?
15 Temmuz'a bir turnusol
Sath-ı Taarruz
Var mısınız konuşmaya?
Seçim Artı
Gazlı hayat
Manisa'nın sağlığına dair
 

WEB TV Tüm videolar
Cem Yılmaz Fundamentals
 
Hatasız Kul Olmaz-Tarkan
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir