13 Aralık 2017, Çarşamba Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

Özelleşen hizmet sunumları karşısında yapabileceklerimiz

 

Devletçi politikaların terk edilmesi ile başlayan özel sektörün gücünden daha çok yararlanma ve devletin artık ana ve daha önemli konularda daha etkin olabilmesine yönelik çalışmalar olanca hızıyla sürerken maalesef toplum olarak iyi hazırlanmadığımız için hazırlıksız yakalanıyoruz, gafil davranıyoruz ve sonucunda da hem mağdur oluyoruz hem de mevzuatın yüklenici adını verdiği firmalara haksız kazanç sağlamış oluyoruz. 

Burada iyi hazırlanmadığımızı söylerken suçu da direkt olarak vatandaşın üstüne atmamak gerekiyor. Süreci yöneten devlettir ve devlet bu ihaleleri kurumları vasıtası ile yapmaktadır. Dolayısıyla da burada en önemli sorumluluk bu ihaleleri yapan kurumlarla birlikte milletin oyları ile şehirleri yönetmeye talip olmuş belediyeler ve yine milletten vekâlet almış parlamentodaki vekiller ve hükümetlerdir. 

Konuyu vatandaş açısından ele alarak yaşanan mağduriyetlerden örnekler sunalım: 

Elektrik enerjisi dağıtım ihaleleri yapıldı ve artık ülkemizin hemen her yerinde evlerimize bu ihaleleri uygun fiyat vererek alan firmalar aracılığı ile elektrik giriyor. Bu ihaleler sonucu firmalarla kurum arasında imzalanan sözleşmenin geçerlilik süresi içinde en az sözleşme kadar önemli olan başka belgeler de var. Bunlar idari ve teknik şartnamelerdir. 

Evimize gelen elektriğin ne kadar sağlıklı olarak ve kesintisiz sağlanacağına dair düzenlemeler Teknik Şartnamelerde, firma ile yaşanacak muhtemel sorunlarda uygulanabilecek hükümler ise İdari Şartnamelerde ve Sözleşmelerde belirtilir. Örneğin bölgemizde sürekli meydana gelen elektrik kesintilerinden veya elektriğin gerilim olarak fazla dalgalanmalarından dolayı kullandığımız cihazların arızalanması durumunda neler yapabileceğimize dair düzenlemeler bu şartnamelerde yer almıştır. Yine fazlaca yapılan enerji kesintilerinden dolayı da örneğin buzdolaplarımız ve dondurucularımızda bulundurduğumuz ürünlerin bozulmasına yönelik de başvuracağımız mercii yine bu dağıtım firmaları olacaktır. 

Bazen de (A) firması aracılığı ile elektrik enerjisi kullanıyor ve kapımızın önünde de belediyeden iş alarak kaldırım taşı döşenmesi işi yapan (B) firmasının sebep olduğu elektrik kablosunun kopması gibi bir sorunla karşılaşabiliriz. Böyle bir durumda iki türlü mağduriyetten söz edebiliriz. 1- Elektriksiz kalmamız. 2- Haber verilmeden yapılan bir kaldırım düzenlemesinden dolayı belki de otoparkta bulunan aracımızla çıkış yapamadığımızdan dolayı yaşadığımız mağduriyet. 

Birinci mağduriyetimizin muhatabı, her ne kadar kazıyı yapan (B) firması da olsa dağıtımın selametinden sorumlu olan (A) firmasıdır. Vatandaşın yaşadığı mağduriyet dolayısıyla ulaşacağı (A) firmasından: “Sorun bizden kaynaklanmıyor. Muhatabınız B firmasıdır “ gibi cevaplar alması doğru değildir. Bu tür bir durumda dağıtım hatlarının sorumlusu (A) firması olduğu gibi bu hatlara yönelik oluşabilecek zararlardan da (A) firmasının mesul olacağı ve her türlü önlem alması gerekenin de (A) firması olduğu unutulmamalıdır. 

İkinci mağduriyetimizin sorumlusu da hiç şüphesiz (B) firmasıdır ve iş kısa süreli bir iş olduğundan firmanın da vatandaş mağduriyeti konusunda kayıtsızlık veya duyarsızlık göstermesi durumlarında vatandaşın muhatabı kesinlikle kaldırım taşı döşenmesi işi ihalesini yapan İhale Yetkilisi Belediyedir. 

Kanun koyucu elbette işi yüklenen firmalarında haklarının korunması yönünde önlemler almıştır ve muhtemel durumlarda firmaya karşı uygulanacak bütün işlemler bu dokümanlarda açıkça yer almaktadır.  

Ülkemizde bu türden hizmet alım ihaleleri ve yapım işleri ihaleleri uzun bir süreden beri hemen bütün kurumlarımızca yapılmaktadır. Ancak gelinen nokta itibari ile kurumlarca hazırlanan şartnameler üzerinde iyi çalışılmadığı, sürekli belirli marka ve firmalara yönelik düzenlemelerin bu şartnamelere konulduğu, özellikle gelişen çevre ve vatandaş duyarlılıklarının bu dokümanlara yeterince yansıtılmadığı açıkça görülmektedir. İdarelerin özellikle bu ihalelere ait dokümanları neredeyse milli sır gibi saklayarak şeffaf davranmadıkları dolayısıyla bu düzenlemelere yönelik kamuoyundan gelecek öneri ve tenkitlere karşı da kapalı oldukları gözden kaçmamaktadır. Hâlbuki 4734 Sayılı Kamu İhaleleri Kanununun Temel İlkeler başlıklı 5. Maddesinde: “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur” hükmü vardır. 

Umuyorum ki vatandaş olarak duyarlılıklarımız arttıkça kurumlara bu yönde talepler artacak ve böylece aldığımız hizmetlerin kalitesinin artmasına katkı sağlayacağımız gibi bir takım firmaların da haksız kazanç elde etmelerinin önüne geçmiş olacağız. Ayrıca yine bu yöndeki duyarlılıklarımız sayesinde kurumlarımızın da dinamizminin artacağı kaçınılmaz olacaktı

06 Ekim 2017 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
Avuntu sektörü
Can dostu
10 Kasım
Şampiyonların Hocası
Özelleşen hizmet sunumları karşısında yapabileceklerimiz
Takım olmak ve takım ruhu
Üst üste sorular soru içinde
Kıyılara kıymayın Efendiler!
Elini verip kolunu kaptıranlar
Yükselen değer İzmir
Eh be Ayhan
Yollarda bir başıma...
Trenlerin ardından...
2 Nisan'ın farkında mısınız!
Edebiyatımızda Sağlık Olsun
En son yürekler ölür
Darbe darbe darp dedi
Fatih'li Yıllar
Plaka plaka bölünen şehirler
Bizim Mücella Hanım
 

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir