13 Aralık 2019, Cuma Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR

Ben arıyorum şahsen!

Varsın elinden bir iş gelmesin!

Varsın iyi sesi, iyi sözü, iyi bir mesleği, iyi bir fiziği falan olmasın!

Güvenilir olsun yeter! İnsanlığına güvenilsin yeter!

Hani derler ya: “Adam olsun, İnsan olsun!” İşte tam da öyle bir eleman arıyorum. Şahsım için arıyorsam namerdim! Ustaları ararken, sanatkâr ararken, lider falan ararken bir de baktık, adam kalmamış!

İzmir’de kuaförlük yapan akrabam: “iki yıldır eleman bulamıyorum çalıştıracak” diyor ve ekliyor. “Sigortasını eksiksiz yapıyor, yemeğini veriyor, iş öğretiyorum ama aldığım kızlar henüz üç ayını bile doldurmadan maaşlarına ne zaman zam yapacağımı sormaya başlıyorlar ve kaçıncıdır bilmiyorum biraz oyalanıp, bırakıp gidiyorlar” derken çaresizliğine ne diyeceğimi bilemedim.

Muğla Sanayide, kardeşleriyle oto tamirciliği yapan bir başka esnafa da işyerinin camında, aylarca asılı duran o ilanı göstererek: “ Halen mi bulamadın bir vasıfsız eleman” dediğimde:

“Nerede abiii” diyerek önce bir derinden iç çekip: “ bir ay bile dayanmıyor bazı gelenler. Üstelik üç aydan sonra asgari ücretin de üzerine çıkacağımı söylememe rağmen. Bu yüzden o ilan öylece hep durupduru.”

“Varsın durup dursun öylece” demekten başka ne diyebilirdim ki?

İçim açılsın şöyle bir diyerek gittiğim ve yurtdışına bile ihracat yapacak düzeye gelmiş bir fabrikatör arkadaş, konu işleri üzerine gelince o da aynı serzenişte bulunmaz mı?

“İnan Erdal, ar meselesi olmasa yani şu mevcut elemanlarımın çoluğu, çocuğu gözlerimin önüne gelmese inan kapatacağım işi de fabrikayı da” diyordu.

“İnan aylık 25.000 -30.000 TL zararına ayakta duruyorum. Ya, aylardır vasıfsız eleman mı bulamam? Yok; anasını satayım! Ülkede vasıfsız eleman yok! Şu geçen hafta aldığım üç Suriyeli haricinde o kadar ilanıma gelen bir başvuru bile olmadı. Sahil bölgeleri hınca hınç! Yeme içme, eğlence mekânları ful ama biz de yaprak kımıldamıyor! Yetiştiremem diye, inan iş alamıyorum yurtdışından” derken amma da bam teline basmışım demekten alamadım kendimi.

Akşam yemeğine İzmir Sahilevlerinde misafir olduğum bir başka arkadaşın evindeki yardımcı elemanların disiplini, terbiyesi ve aksanları dikkatimi çekip sorduğumda ise aldığım cevap şaşırtmaya devam etmişti.

Kırgız’mış meğer iki bakıcı da.

O da aylardır bir sürü eleman denemiş ama dolgun bir ücret vermesine rağmen gelenlerin hemen hepsinin iş tutuş şekilleri, ciddiyetsizlikleri, tamahkârlıkları çileden çıkarmıştı arkadaşı.

Neredeyse Suriyeli bile getirip çalıştırmayı düşünecek hale geldiğini ancak bir arkadaşının önerisiyle bu ajansa ulaşıp Kırgız’ları bulduğunu ve kelimenin tam anlamıyla on numara memnun olduğunu ifade etmişti.

Edremit’te iki günlüğüne ziyaret ettiğimiz avukat arkadaş da evde yaşlı annesi için oralarda bir türlü eleman bulamadığını ve sonunda yine bir Kırgız bakıcı bularak ihtiyacını karşıladığını söylemişti.

Sahi neredeydi bizim işe ihtiyacı olan o yere göğe sığdıramadığımız civan delikanlılarımız?

Barbie bebeklerle büyüttüğümüz ve eşinin eline bakmasın diyerek okuttuğumuz ve iş dilenir olduğumuz kızlarımız?

Her evde şehzade, prens, paşa, prenses, kraliçe doldu ama gerçek hayatta vasıfsız bir tek elemana muhtacız!

Tam da bu konuya yoğunlaşmışken gençlik yıllarımın alışkanlığıyla çok satan bir ulusal gazetenin sarı sayfalarını incelediğimde de durumun pek farklı olmadığını gördüm.

Eskiden; vasıfsız eleman ilanları karaborsa yani çok nadir görünürken şimdi ise onlarca hem de çok cazip sayılabilecek koşullarla vasıfsız eleman ilanları doluydu sarı sayfalarda.

Kariyer yapan yapana! İşsizlerimizin çoğunda dosyalar dolusu diplomalar, sertifikalar, belgeler. Ama sıradan bir işi bile yapabilecek düzeyde iş ahlakından yoksun ciddi bir kitle.

Asıl; çalışmak önemliydi, para kazanmak, zengin olmak değil! Ama biz Nurettin Topçu’ nun dediği gibi çalışmayı aşk ve ibadet sayan İslam ahlakını, kolaylıkla Amerikan pragmatizminin tilki zihniyetine feda edince çalışmayan tembeller ülkesi haline geldik.

Bakmayın hep komutanlarının adının geçtiğine! Savaşları kazananlar hep askerlerdir, piyadedir. Yığınla diploma, belge, kariyer mi ihtiyacımız, yoksa vasıfsız ama gerçekten çalışacak bir el mi, eleman mı?

Büyüklerine hizmet etmeyi bile zül gören, çevresine kendini tamamen kapatıp bencilliğini körüklediğimiz gençlerimizin, nerelere savrulduklarını göremeyecek kadar da mı uzağız onlara?

İnternetle dünyaları dolaşan ama karşı dairedeki komşusuna uzak, sosyal medyada dünyanın dört bir yanından arkadaş edinmiş ama yanı başındaki evdeşi, kardeşi, komşusu, akrabası, arkadaşından da bir o kadar uzaklaşmış bir kuşağın sonunu görmek için de ille de kahin olmamız gerekmiyor.

Sizi bilmem ama ben arıyorum. Varın gidin siz iyi doktor, iyi mimar, iyi avukat falan arayın ben bir vasıfsız eleman arayayım!

Hiç olmazsa çevreme, eşime, dostuma bir faydam olur!

31.11.2019

Erdal ÇİL

01 Aralık 2019 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
ASIL SİZ KİMSİNİZ BAYIM?
VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR
AHDİNE VEFALILAR
HAZ-ME-DE-BİL-MEK
Elma dersem çık
Fukara Şehirler
Emperyalizm böyle bir şey
Film aynı film
Sezen Zambak Meydanı
Yaz bitiyor
Menteşe bize yeter!
Huzur Sokağı'nın hüznü
Öfkeler şelale!
Öfkesiz yazılar
Öfkeye dikkat
Yine üniversite yine Muğla
Devlet nereye?
15 Temmuz'a bir turnusol
Sath-ı Taarruz
Var mısınız konuşmaya?
 

WEB TV Tüm videolar
Cem Yılmaz Fundamentals
 
Hatasız Kul Olmaz-Tarkan
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir