2 Nisan 2020, Perşembe Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

MONOPOLİ OYUNU

Yeni yılın ilk günlerindeyiz. Hayatınızda yeni iyiliklere, yeni keşiflere vesile olmasını diliyorum. Her yeni yıla girişte, hemen hepimiz ister istemez gerilere döner, geçmişimizi, eskileri anarız.

Eski yılbaşılar bahanesiyle ebediyete uğurladığımız yakınlarımızı, eski komşuluklarımızı, dostlarımızı hatta çocukken oynadığımız oyunları bile hatırlar, günümüzle kıyaslayarak düşüncelere dalarız.

Bir süredir bizim evde de çocukların; çocuklar diyorsam da konu komşu ebeveynlerin bile arada bizde toplanıp oynadıkları bir oyun vardı ve ne zamandır da müşterisi çok olduğundan fırsat bulup öğrenmemiştim nasıl bir oyun olduğunu.

Hazır biz bizeyken eşim ve kızımla biz oturduk bu kez masanın başına ve hem oynadım hem de öğrenmeye çalıştım. Dilimize dolanan bir söz vardır ya hani: “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye. Sanıyorum o sözü güncelleme yapmamız zamanı gelmiş.

Bizim zamanların yakın arkadaşlıkları vardı ve hakkımızda bir şeyler öğrenmek isteyenler gidip o arkadaşlarımızı bulurlar ve direkt sormasalar bile o arkadaşımızın haline, duruşuna falan bakarak hakkımızda bilgi sahibi olurlardı.

Günümüzde ise gençler, yarış atı gibi hazırlandıkları okul derslerinden arta kalan zamanlarında ise oyun başındalar. Dolayısıyla arkadaştan çok oyunları var hayatlarında ve bu oyun vasıtası ile kurulan arkadaşlıkları.

Doğal olarak da onları tanımak için oyunlarına bakmamız, oyunlarını öğrenmemiz gerekiyor ki çocuklarımızı az çok tanımış olalım. Monopoli isimli oyunun hiç olmazsa elektronik aygıtlarla oynanmıyor olması güzeldi. Tıpkı bizim eski oyunlar gibi masa başında toplanarak, birbirimize bakarak, konuşarak oynanmasının yanında az sonra başlayacak stratejik ortaklıklara doğru sürüklerken de ister istemez gerilimler, yoğun taktikler, pazarlıklar ilerleyen saatlere damga vurmaktaydı. Attığın zar, ne kadar iyi gelirse gelsin yani vergiden, hapisten, cezadan seni kurtarırsa kurtarsın, oyunda iflas etmemen için yatırımlar yapman, stratejik ortaklıklara girmen önemli.

Derviş meşrep bir tarz ile oturup kalkamıyorsun masadan. Oyunun Türkçe versiyonunda platform olarak İstanbul seçilmiş. Attığın zara göre elindeki paralarla İstanbul’un değişik semtlerinde arsalar alıp, binalar, oteller yaparak ilerliyorsun oyunda.

Bütün paranı değişik semtlerde arsalar, evler almaya harcasan da, ya da kamu kuruluşlarının hizmet veren birimlerini alsan da yetmiyor sana. Ömrünü uzatabiliyor ama seni iflastan kurtarmaya yetmiyor bütün bunlar ve sen kazandıkça, daha da üst düzeylerde yatırımlar yapmak, hatta komşularının arazilerini, evlerini falan yıkıp oteller yapmak, onların mütevazı evlerini başlarına yıkmak zorundasın.

Bütün bunları en zalimce kim yapabiliyor ve gözünün yaşına bakmıyorsa, kazanan o oluyor. Ben bu nesli tanıyorum! Çevremizi saran, kuşatan hatta iktidarlarda en çok eleştirdiğimiz açgözlü, muhteris kadronun nerelerde, nasıl yetiştikleri belli.

Küçüklüklerinden belli en sade şekilleriyle evlerindeki ekranlardan vahşi batının özel parklarında hazırlanıp dünyaya ihraç edilen hayvan belgeselleriyle büyüdüler. Henüz çok ufak yaşlardan itibaren, yaşamak için öldürmek zorunda kalan, yaşamanın ancak bir diğer hayvanı parçalayıp etini yiyip, kanını içmekle mümkün olabileceğini kazıdılar belleklerine.

Gençliklerinde de sınav üstüne sınavlardan geçirilerek hep arkadaşlarını rakip görüp, onları geçme üzerine hazırlandılar. Çalışmaları hep en yakınındakilerin başarılarıyla kıyaslanarak değerlendirildi. İş hayatına girerken de girdikten sonra da hep içten içe değil, açık bir yarışma hali onları hep huzursuz yaptı, doyumsuz yaptı. Bu yüzden şimdi onların görev yaptıkları kurumlarda hep nifak var. Gizli çekişme, mutsuzluk, rekabet var.

Birbirlerini çekemeyen, katlanamayan, evlenemeyen, beğenmeyen, bencil bireyler topluluğuna dönüştürdüler bizi. Ne çocuğumuzun bas bas bağıran farklılığına tahammül edebiliyor, ne de komşu çocuğunun evdeki seslerine katlanabiliyoruz. Çünkü bu yangının dumanı bizi de etkiledi ve atamıyoruz kendimizi dışarıya.

İçinde bulunduğumuz hale ilişkin çok sayıda fotoğraf görüntüleri, bu işe ilmi olarak kafa yoran çok sayıda okuryazarımız var ama yetmiyor aksine karamsar dahi yapıyor bizi.

Sanıyorum güçlü bir aksiyona ihtiyacımız var. Bütün sesleri bastırabilecek kadar güçlü bir ses, güçlü bir eylem.

Kalabalıkların önüne geçip, kollarını makas gibi açarak öne geçen: “Durun kalabalıklar” diyebilecek bir kudrete ihtiyacımız var. Çok yakınlarında yarışsız, rakipsiz, sadece paylaşılınca güzellikleri artan, ömürlere ömür katan bir dünyanın varlığıyla onları tanıştırabilecek bir kudret.

Çok uzakta değil böyle bir dünya, böyle bir mutluluk. Ve hiçbir kutsal kitap da ölüler için inmemiş, öğütlerini ölülere yapmamışken karamsar olmamız için de bir sebep olmadığını düşünüyorum. Sadece bu kadar bilmenin yanında çok az bir eyleme ihtiyacımız olduğunu bir idrak edebilsek!

Aksi takdirde her evde yanan ocaklarımızın dumanının koca yeryüzünü bile kaplaması çok uzak değil. Huzurlu bir dünyanın huzurunun da ancak huzurlu yuvalarda yetişen huzurlu insanlarla olacağına dair düşüncemi de muhafaza ediyorum.

İyi ki bir oyun oynadık da bu yazı çıktı ortaya. Neymiş? Demek ki: alt tarafı sadece bir oyun falan değilmiş!

05 Ocak 2020 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
KAMUDA ESNEK ÇALIŞMA VE UYGULAMA BİRLİĞİ
SOSYALMEDYA İMAMLARI
OLMAZ OLSUN BÖYLE HEKİMLİK
ATEŞKES BAHARI
VATAN ONLARA YAR OLSUN
YUNUS'TAN HEYBEME DÜŞENLER
YOLDAKİ ÇUKURLAR
BİZİMKİSİ BİR YOL HİKÂYESİ
DURUMLARI VE KURUMLARI İDARE EDENLER
MOBBİNG FARKINDALIĞI
BİLİYORSUNUZ BU ŞEHRİ SİZ
MONOPOLİ OYUNU
YAKIŞTI MI?
İNSAN OLMANIN GEREĞİ
ASIL SİZ KİMSİNİZ BAYIM?
VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR
AHDİNE VEFALILAR
HAZ-ME-DE-BİL-MEK
Elma dersem çık
Fukara Şehirler
 

WEB TV Tüm videolar
Çırpınırdın Karadeniz
 
Senfonik Sakarya Türküsü
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir