27 Şubat 2021, Cumartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
İlhan İŞMAN

ÖRGÜTLENMENİN ÖNEMİ

Derneğimizin kurucu genel başkanı mümtaz kişilik, rahmetli Hüseyin GÜN (1960-2017) hayatını Mobbing ile mücadeleye adamış, haksızlıklar karşısında, onurlu ve dik duran mücadeleci bir insandı. İnsanüstü bir gayretle, gece gündüz demeden, Mağdurlara destek olmaya çalışır, onların dertleriyle dertlenirdi.

“Mobbing deyince aklıma ahtapot geliyor. Sizi sarmalayan bir koldan kurtuluyorsunuz başka kollar sizi daha da sarmalıyor. Çırpınıyorsun kurtulmak için ama her kurtulduğun koldan sonra diğer kollar sizi daha fazla sıkıyor. Çırpınmaktan duygusal ve fiziksel takatinizin bittiği hissine kapılıyorsunuz. Yani bir tür sosyal bitiş. Ama tavsiyem şu korkmayın. Her kurtulduğunuz koldan sonra, diğer kollar sizi daha fazla sıksa da, aynen -zifiri karanlığın en koyu olduğu anın, aydınlığa en yakın olan ana benzediği gibi- Direndikçe ahtapot sizden daha zayıf olduğunu anlayacaktır. Ve kabus bitecektir. Kazanan siz olacaksınız“ demişti bir yazısında.

Ruhu şad mekanı cennet olsun. Kendisini rahmet ve minnetle yadediyorum. Örgütlü toplumlar bütün sinirleri mükemmel çalışan insan vücudu gibidir. Eğer toplum her alanda dayanışma amaçlı olarak örgütlenmişse bir kişiye yapılan bir haksızlığı herkes kendine yapılmış gibi kabul ederek anında tepki gösterebilir. Eğer bir ülkede bilinçli olarak örgütlenme mevcut ise o ülke insanları sistemin mükemmel birer parçası haline gelmiş demektir. Mobbinge karşı örgütlü çözüm, hem etkili ve hem de sürekli olacaktır.

YAŞAYAN BİLİR…

Mobbing insanın başına, ansızın getirilen bir felakettir. Aynen şiddetli bir hortum gibi, 9,5 şiddetinde bir deprem gibi, tsunami gibi, kasırga gibi, sel gibi… Bu felaket kurbanlara duygusal silahlarla ve genellikle örgütsel güç kullanılarak yapılmaktadır. Böyle bir güç karşısında kurban çoğunlukla tek başınadır. Bazen arkası güçlü bir üst düzey bürokratı, bir işvereni, devasa bir holdingi, bir bankayı, şirketi veya devleti karşısında bulabilmektedir.

Güce karşı koymak cesaret gerektirir. Bir gruba karşı koymak, kendini güçlü gören bir yöneticiye karşı karşı koymak ya da örgütsel bir güce tek başına karşı koymak, meydan okumak, yapılan haksızlığa baş kaldırmak, hak aramak çok az sayıdaki insanın gösterebileceği bir cesarettir. Kurbandan bir hamle, zorbadansa çok şiddetli, hamleler gelir çoğu zaman.

Ne kadar haklı olursa olsun, isterse sıfır hatalı olsun, kurban kendini savunmak için bir hamle yaptığında, karşılığında, aynı anda birçok taktikle daha şiddetli olarak saldırır zorba. Mağdur ile zorba arasında maddi, hukuki, eşitsizlik vardır.

Zorbalar ve zorbalık yapan örgütler için finans, insan gücü, bilgi ve hamle yapma gibi problemler yoktur. Garibim Kurbanın ise maddi imkânları kısıtlıdır, avukata verecek parası yoktur. Mağdurun müfettişleri, hukuk dışı tutanak tutan, rapor yazan yandaşları yoktur, kurbanın kendini savunacak bilgisi yoktur.

Mağdur, mobbing bataklığından kurtulmak için debelendikçe batmaktadır. İyi niyetle elinden tutup bataklıktan çıkaracak çoğu zaman kimseyi bulamaz. Zorbalar ise her bir hamle ile mağduru daha da batırmaya çalışırlar. Zorbalar planlı, programlı taktiklerle saldırır. Mağdur ise gelecek saldırıları beklemektedir. Zorbalar, mobbingi kusursuz bir şekilde uygulamak için önceden akla hayale gelmeyecek planlar yapar. Mağdursa kendisine hangi taktikle saldırılacağını beklemektedir. Zorbalık yapanlar, her hamleyi, bir sonraki ve daha sonraki hamlelerle taçlandırır. Sadist bir ruhla zevk alır her yaptığından. Mağdursa gelen her hamleye karşı koyduğunda, bir sonraki hamlenin nasıl geleceğini bilmez ve kendisine kurulan sinsi tuzağı farketmeyebilir.

YEDİ BAŞLI EJDERHA

Mobbing sanki yedi başlı bir ejderha, mağdur da, yedi başlı ejderha ile savaşan kahramana benzer. Masalda, ejderha ile savaşan kahraman, ejderhayı yense de, mağdur çoğu zaman zorbalığı yenemeyebilir. Zorbalar ile mağdur arasında zorbalar lehine orantısız bir güç dengesi vardır. Zorbalık yapanlar psikolojik savaşın kurallarını belirleyendir, mağdur ise ailesinin geçimi için özveriyle çalışan ve kendini savunma pozisyonunda tutmak zorunda kalandır. Mobbing sürecinde zayıf taraf kurbandır ve kaybetmesi daha olasıdır. Zorbalar kaybettirmek için daha çok çaba sarf ederken, mağdur da kendini savunmak için çırpınır.

MOBBİNGE KARŞI ÖRGÜTLÜ BİR TOPLUM OLMAK

Örgütlü güçle harekete geçmek, mağdurun savunmasına güç katar. Zorbaya göre mağdur ‘kötü’ dür ve ‘kötüye yardım eden de kötü’dür. İşyerinde mağdura yardım edecek ‘güçlüleri sindirmek’ ve ‘zayıfları korkutmak’ da zorbanın işidir. Arkasında örgütsel gücü hisseden ve bu güce inanan ‘mağdur’ ve ‘seyirci’ pozisyonunda yer alanlar, zorbalığa karşı, mobbing ateşini daha yanmadan söndürebilirler. Mobbinge karşı örgüt desteğini arkasına alan mağdur; kendini savunma konusunda daha cesur görür. İşte o zaman kısmen ya da tamamen güç dengesi sağlanmış olacaktır.

Örgütlü toplumlarda, mağdura yardım edecek güçlü ve etkili örgütler devreye girebilir. Zorbalığın hukuki ve meşru gösterilmesinin inandırıcılığı kalmaz. Zorbalar, işyerinde kurban dışındaki çalışanları sindirerek, korkutarak ve güçten yana tavır almaya zorlayarak zorbalığı haklı, meşru ve hukuki olarak gösterme çabası içindedir.

Zorbalar, yaptıklarına kılıf uyduramayacaklarını, yaptıkları zulmün örgütler tarafından anında ifşa edileceğini, rezil olacaklarını, itibar kaybına uğrayacaklarını bildiklerinde, canları istediği gibi keyfi; davranamazlar, psikolojik taciz yapamazlar.

Mağdurun yalnız ve destekten yoksun olduğu düşüncesi ortadan kalkar. İşyeri arkadaşlarından nasihat, yol gösterme, teselli yardımı ile kendini daha güçlü hissedecektir. Zorbaların cesaretini arttıran, mağdurun yalnız ve destekten yoksun olduğu inancıdır.

Örgütlü toplumlarda bu inanç kırılmış olur. İşyerinde mağdura hiçbir meslektaşı destek olmasa bile, örgütlü bir toplumda, mağdur kendini yalnız ve desteksiz hissetmeyecektir. İşyerinde ister bir kişi, ister bir grup, isterse örgütsel bir güç tarafından mobbing yapılsın, bunu yapanlar kadar; önlemeyenler, görmezden gelenler de zorbaların ortağı konumundadır.

Özellikle sendikalar, meslek odaları, STK v.b. üyeleri adına mobbing davaları açabilirler, zorbalık yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunabilirler, gerektiğinde çeşitli zeminlerde demokratik protesto haklarını kullanabilirler.

Örgütsel güç, baskı unsuru olarak da etkili sonuç alır. Yalnız bırakmayarak mağdurun yanında yer alabilirler ve rehberlik ederler. Psikolojik destek sağlayabilirler. Hukuki destek sağlayabilirler. Zorbalara karşı birlikte hareket ederek, özgürce zorbalık yapılmasını engelleyebilirler.

Mağdur tarafından yapılması gereken her türlü şikâyet ve müracaat zeminlerinde mağdur ile birlikte hareket edebilirler. Aslında zorbalık yapanların çoğu, mağdurlardan daha çok yardıma muhtaçlık duyan, zavallı insanlardır.

Zorbalara psikolojik destek verilebilir. Zorbalar, psikolojik tacizin sonucunun ne kadar kötü sonuçları olduğu konusunda bilinçlendirilebilir. Kamu ya da özel sektör kuruluşları mobbing nedeniyle çok ağır maddi kayıplarla karşı karşıyadır. Bu nedenle, Mobbing’in önlenmesi için bütün toplumda genel ve yoğun bir bilinçlenme şarttır.

Toplumun genelinde var olan şiddetin önlenmesi amacıyla sürekli, yaygın ve yoğun eğitimler verilmesi için örgütler birbirleriyle ve üniversitelerle işbirliği yapabilirler. Örgütlü toplumlarda ‘örgütlerin’ tepkisini medya, Devlet ve kamuoyu daha çok dikkate alır. Mobbinge maruz kalan kurbanların başına gelenlere verilecek örgütsel tepki, bireysel tepkiden daha etkili olur.

Bir elin nesi var iki elin sesi var misali, bir kişi bin kişi olur ve bütün toplumun dikkati yapılan haksızlığın üzerinde toplanır. Örgütsel güç kamuoyu oluşturmak için en etkili yoldur.

Örgütlü toplumlarda örgütler, mobbingin kişiye, ailesine, şirketlere ve Devlete verdiği maddi ve manevi negatif maliyetlere dikkat çekerek, konuya gereken hassasiyetin gösterilmesinde daha etkili olurlar. Mobbingin bir verimlilik kaybı olduğu bilincinin oluşturulmasında örgütsel güç daha başarılı olur. Mobbing konusunda sektörel ve makro düzeyde, üniversiteler ile işbirliği yapılarak araştırmalar yapılmalıdır.

AB’nin sivil toplum örgütlerine yaptığı yardımların içinde psikolojik şiddet de yer almaktadır. Karşılıksız olarak verilen bu fonlar sivil toplum kuruluşları aracılığı ile ülkemizde seminer, sempozyum panel veya konferans gibi etkinlikler yoluyla bilinçlenme amacıyla kullanılmalıdır. Bugünden başlamak üzere Ülkemizde mobbing ile mücadelede başarıya ulaşabilmek için ‘bilgi ve güç birliği dayanışması’ içinde bir “mobbing ile mücadele platformu” kurulmasının gerekliliğine inanıyoruz ve öneriyoruz.

İlhan İŞMAN.

Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı

17 Şubat 2021 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
ÜZGÜNÜZ HEM DE ÇOK
ÖRGÜTLENMENİN ÖNEMİ
 

WEB TV Tüm videolar
O belde (Ahmet Haşim)
 
Elena Ledda - Pesa
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir