13 Aralık 2017, Çarşamba Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Parkinson kırsalı seviyor



 

Genellikle 40 ile 70 yaş arasında rastlanan Parkinson hastalığının tanısı konulduğunda, aslında rahatsızlığın yıllar öncesinden başladığı ortaya çıkıyor. Yıllarca bedende sinsice tutunmayı başaran Parkinson, beynin derininde yerleşmiş bir grup çekirdeği tutarak, hareket yeteneğini engelliyor. 

 Parkinsonun erkeklerde daha yaygın olarak görüldüğünü söyleyen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.Tülay KURT İNCESU, hastalığa neden olan pek çok genetik ve çevresel faktörün olduğunu, tarım ilaçlarına maruz kalmak ve kuyu suyu kullanımının da, bu rahatsızlıkta önemli yer tutan çevresel etkiler arasında yer aldığını ifade etti.   

 

1817'de James Parkinson tarafından “titrek felç” olarak tanımlanan Parkinson hastalığında şikayetler; genellikle istirahat halindeyken titreme ile başlıyor. Tek taraflı başlayan titremeler, daha sonra vücudun diğer bölümlerine de yayılabiliyor. Çoğu zaman titremeye eşlik edense, kaslardaki katılık oluyor.  İncesu; “Ellerde titremenin olması, yüz ifadesinin donması, göz kırpmasının azalması, orta yaşta ortaya çıkan ve nedeni belirlenemeyen kabızlık, bizim için önemli bulgular. Bazı hastalarda depresyon öncü bir bulgu olabiliyor. Parkinson hastalarında, gece canlı rüya görme, uykuda hareket etme, hareketlerde yavaşlama, koku alma duyusunda bozukluk meydana gelebiliyor. Hücreler kaybedildikçe bulgular ortaya çıkıyor. Yüz ifadesi donuklaşıyor, mimikler azalıyor, konuşma bozuluyor, monoton, vurgusuz bir konuşma ortaya çıkıyor. Hastalık ilerledikçe, zihinsel fonksiyonlarda bozulma, unutkanlık ekleniyor…” dedi. 

 

PARKİNSON VARSA, BAĞIMLILIK YOK… 

 

Parkinson hastalığının en kötü taraflarından biri de; yakalanmamak için alınabilecek bir önlemin olmaması. Hücre azalması yüzde 70-80  seviyesine geldikten sonra klinik bulgular ortaya çıkıyor. Yani tanı konulmadan önce hastalık çoktan başlamış oluyor. Kök hücre tedavileri gibi yapılan bir grup ileri çalışmanın var olduğunu söyleyen Prof. Dr. İncesu, henüz bu çalışmaların kullanılabilir durumda olmadığını, ilaç, iğne, beyine pil takma, fizik tedavi gibi yöntemlerle, hastaları normal yaşamını sürdürecek bir seviyeye getirmeye çalıştıklarını ifade etti. Fakat ne yazık ki henüz; hastalığı saptanan aşamada durduracak veya hücrelerin yeniden canlanmasını sağlayacak bir yöntem bulunamadı.  

 

Parkinson hastalığının stres ve sigara kullanımı ile ilgili tespit edilmiş bir ilintisinin bulunmadığını da söyleyen İncesu, bu hastalarda tutulan bölgenin özelliğinden ötürü bağımlılığın gelişmediğini, Parkinson hastalığına yakalanacak kişilerin bu nedenle gençliklerinde sigara içmeyi tercih etmediklerini dile getirdi.  

 

 

 

 

09 Nisan 2016
Etiket; parkinson hastalığı, tülay kurt incesu Yazdır   |   Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
Gıda zehirlenmelerine karşı basit tedbirler
Ergenlik boyu kısa bırakmaz
Sağlık görevlisine saldırı
Benim devletim çok büyük
Aşırı sıcak kalp ritmini bozuyor
Sporu abartmayın
Kent Hastanesi'nden kan bağışı
Korku normal doğuma engel
Rastgele gözlük almayın
Bunamanın 9 sebebi
Ruj sahnesi kızdırdı
Tümör konseyleri öncü oldu
En son psikiyatrist duyuyor
Hastalıkların kökü kazınacak
Acil servis çalışanları tehlike altında
Omuz ağrısına tek seansta çözüm
Hemen şımarık demeyin
Dikkat alerji mevsimi başlıyor
Kilo vereceğim derken fazlasını almayın
Salamı boşver köfte ye..
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir