18 Aralık 2017, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Sosyal taciz cezasız kalmaz



Eğer sizin de telefonunuza, sosyal medya hesaplarınıza sürekli olarak rahatsız edici mesajlar geliyorsa, tehdit, hakaret gibi istenmeyen durumlarla karşılaşıyorsanız siz de ısrarlı takip ve sosyal taciz mağduru olabilirsiniz.

Gelişen teknolojiyle birlikte telefon, internet ve sosyal medya adeta hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken bu kaynaklar kullanılarak yapılan sosyal taciz, dünya üzerinde özellikle kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca insanı mağdur ediyor.

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü akademisyenleri, bu tür olaylarla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirleri ve yaşanması halinde yapılması gerekenleri anlattı.

Türkiye'de Kadına Yönelik Aile içi Şiddet Araştırması verilerine göre, her 10 kadından 3’ü hayatında en az 1 kez ‘stalking’ (ısrarlı takip) olarak adlandırılan şiddet türüne maruz kalıyor. Araştırmaya göre; en yaygın takip biçimleri ise telefonla arama, kısa mesaj, mektup ya da e-posta ile sosyal medya sosyal medya aracılığıyla takip etme ve çalışılan ya da yaşanılan mekanlara gelerek rahatsız etme biçiminde ortaya çıkıyor.

Araştırma sonuçları, sık rastlanan ısrarlı takip eylemlerinin faillerinin daha çok yabancılar olduğunu ortaya çıkarırken ölüm ve zarar verme tehdidi içeren ısrarlı takip biçimlerinin faillerinin ise daha çok eski eşler ve eski sevgililer olduğunu ortaya koyuyor.

Microsoft’un, aralarında Türkiye’nin de olduğu 14 ülkede gerçekleştirdiği "Dijital Nezaket Endeksi" anketine göre ise ülkemizde internet kullanıcılarının yüzde 71’i, çevrimiçi tehditlere maruz kalıyor.

Türkiye dışındaki araştırma sonuçlarında ‘itibar zedeleyici riskler’ yüzde 47 olarak gösterilirken Türkiye’de ise bu oran yüzde 56. Kişisel ihlaller kategorisinde, yüzde 37 ile ‘istek dışı iletişim’ tüm tehditler arasında ikinci sırada yer alıyor ve kişisel ihlaller kategorisinin temelini oluşturuyor. Mahremiyet odaklı tehditlerde ise yüzde 29 ile ‘istek dışı mesajlaşma’ ve yüzde 18 ile de ‘cinsel taciz’ en yaygın tehditler olarak öne çıkıyor.

KANUN AĞIR CEZALAR ÖNGÖRÜYOR

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, sosyal taciz, ısrarlı takip gibi olayların suç olduğunun altını çizerek bu eylemlerin sosyal medya gibi elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak yapılması halinde, şikayete bağlı olmaksızın dava açılarak ceza artırımına gidileceğini söyledi. Prof. Dr. Erdem, “Bu tarz suçlar kişisel hak ve özgürlüklerin ihlali anlamına gelir. Israrla kişiyi rahatsız eden davranışlar, sadece sosyal taciz kapsamında bir suç değil. Bu kapsamda işlenebilecek fiillerin cezası Türk Ceza Kanununa göre birçok maddede düzenlenmiş. Sadece, ısrarla başkasını rahatsız etme, huzur ve sükununu bozma suçunu düzenleyen 123. madde ile bile 1 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Taciz, eğer cinsellik içeriyorsa, cinsel taciz suçuna girer. İnternet yoluyla ya da sosyal medya olanakları kullanılarak yapılması cezanın yarı oranında ağırlaştırılmasına neden olur. Ayrıca 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca da böyle bir durumla karşılaşan kişi, ilgili makamlara başvurarak tacizde bulunan kişi hakkında uzaklaştırma ya da koruma talep edebilir” dedi.

YETER Kİ İLGİLİ MERCİLERE BAŞVURULSUN

İnternet ortamında bu tarz eylemlerin artmasının, beraberinde sanki serbest bir ortam olduğu algısı oluşturmaması gerektiğini vurgulayan Erdem, “Bu tarz suçlar hiçbir zaman cezasız kalmaz. Yeter ki buna maruz kalan kimse ilgili mercilere başvursun. Kanunlarımızda bunları cezalandıracak suçlar var. Kadınlar ve çocuklar en fazla mağdur olanlar. Araştırmalara göre, bunların da yüzde 90’ından fazlası, olayı adli mercilere aktarmıyor. Ancak bazı zorluklar da var. İnternet üzerinden yapılan paylaşımın kime ait olduğunun tespiti zor olduğu için sıkıntı olabiliyor. Sadece ceza hukuku yoluyla çözülecek bir problem değil. Her ülkenin hukuk sistemi farklı olduğu için yetki çatışmaları gündeme geliyor. Bir yerde suç olan diğerinde olmuyor. İnternet suçları açısından en ciddi problem, uluslararası işbirliğini sağlamak. Bu yönde adımlar atılmalı” diye konuştu.

GÜVENLİK AYARLARI VE GİZLİLİĞE DİKKAT

Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ahmet Koltuksuz ise böyle olaylarla karşılaşmamak için sosyal medyada kişisel güvenlik ayarlarımıza ve gizliliğimize dikkat etmenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Koltuksuz, “Herkesin elinde akıllı telefon, falanca lokantada nerede olduğunun fotoğrafını çekip paylaşıyor. Bir şeyi paylaştığınızda sadece takipçilerinizle paylaşmıyorsunuz, herkesle paylaşıyorsunuz. Bilgileriniz, paylaşımlarınız 100 binlerce kişiye açılıyor. Bunların içinde bir sürü kötü niyetli insan var. Bir sosyal medya platformu, bizimle ilgili ne kadar çok bilgi barındırıyorsa bizim için o kadar tehlikeli. Tacizci olarak adlandırılan kişiler, yalnızca birkaç tık ile hangi firmada çalıştığınızdan, adresinize, gittiğiniz mekanlara kadar her şeyi tespit edebilir. İnsanların, öncelikle bu alışkanlıklardan vazgeçmesi lazım” dedi.

ÇOCUKLARA EĞİTİM VERİLMELİ

Doç. Dr. Ahmet Koltuksuz, “Ne dersek diyelim bunu yapanlar olacak. Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar. Öncelikle onları eğitmek gerekiyor. Eğitimin işe yaramadığı durumlarda ise kişilerin bilişim savcılıklarına başvurmayı bilmesi lazım. Sokakta yürürken biri hakaret ediyor, bıçak çekiyor, kavga ediyor karakola gidiyorsunuz. Aynı şeyi internet üzerinden yaşadığınızda da yapma alışkanlığını kazanması lazım insanların. Bilecekler ki bilişim savcısı var, siber suçlar polisi var. Bu adamlar peşine düşer ve yakalar. Sizin psikopatla, sapıkla anlaşma misyonunuz yok. Bunu kesinlikle yapmayın. Mekanizmaları harekete geçirebilmeyi bilmek gerekiyor. Türkiye’de birçok ülkeden daha iyi çalışıyor. Yasalarımız var. Ama insanlarımız bu konuda bilinçli değil” diye konuştu.

SİBER HUKUK KÜRESELLEŞMELİ

Kişilerin adına fotoğrafları, bilgileri kullanılarak ya da pornografik fotoğraflarla sahte hesapların açılması gibi olaylarla sıklıkla karşılaşıldığını ifade eden Koltuksuz, “Sosyal medya platformlarının merkezleri yurtdışında olduğu için teknik olarak kimin yaptığının tespiti açısından bazı sıkıntılar yaşanabiliyor. Servis sağlayıcı bilgileri vermemiş olabilir. Adalet sisteminin yurtdışında dava açması, sistemi olması kolaylaştırılması gerekiyor. Türkiye’de hiç şubesi olmayan uluslararası firmalar Türkiye’de bir siber saldırıya uğradığında, kopya program kullandıysanız size nasıl dava açıyorsa bizim insanımız da orada onlara dava açabilmeli. Her şeyde olduğu gibi siber hukuk da küreselleşebilmeli” dedi.

10 Nisan 2017
Etiket; sosyal taciz, internet taciz, ahmet koltuksuz, mustafa ruhan erdem, internet taciz ceza Yazdır   |   Paylaş

İlgili haberler


Pokemon çılgınlığının psikolojisi
Uzlaşmada İzmir örnek
E Artık İmza Edinin!
İzmir'de siber güvenlik tatbikatı
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
İste gelsin bin gitsin
Antibiyotik yerine turşu
2018 model gelinikler
Gelinliğin hikayesi yazılacak
Gerçek bir destan
İzmir Fuarı'nda üç boyutlu yüz tarama
Benim devletim çok büyük
Fuar güzelleri görücüye çıktı
Pınar İEF'de çocuklarla buluşacak
İzmir'de Yeşilay-Milli Eğitim işbirliği
Ruj sahnesi kızdırdı
Fay hatlarına hendek açılacak
Modada İzmir birinci
Danışmadan ekmek bile almıyoruz
Sağlıklı saç için besin önemli
Hayallerinin filmini çektiler
Terim'e 'delikanlı kaçar mı' diye sordu
15 Temmuz'u Batı'ya anlatıyoruz
Fikirler ürüne dönüşüyor
Genç hemşireden insanlık dersi
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir