23 Ekim 2017, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Takım doktoru futbolun ayrılmaz parçası



Türkiye'nin en önemli spor hekimlerinden Opr. Dr. Bülent Zeren, Türkiye Spor Yaralanmaları Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği İzmir Şubesince düzenlenen Futbol Takım Doktorluğu Semineri'nde genç meslektaşlarıyla bir araya gelerek, deneyimlerini ve takım doktorluğunun "olmazsa olmazlarını" aktardı.

Endüstrileşen futbolun artan popülaritesi ve medyatikliğinin birçok doktoru bu alana yönlendirdiğini anlatan Zeren, "Günümüzde takım doktorları profesyonel futbol endüstrisinin önemli bir parçası haline geldi. Ne pahasına olursa olsun yalnızca kazanmanın hedeflendiği bir spor ortamında sporcu sağlığının, kuralların ve etik değerlerin göz ardı edilebileceği açık. Böylesi bir ortam takım doktorluğu pratiği açısından birçok zorluğu da beraberinde getiriyor" dedi.

Zeren, takım doktorunun çağdaş tıp etiği ilke ve kurallarına her koşulda bağlı kalmak gibi bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

"Etik kuralları her şeyin üstünde tutmalı, her türlü olumsuz koşul ve ortama karşın daha iyi bir spor ahlak ve kültürünün gelişmesine katkıda bulunmalı. Her şeyden önemlisi, takım doktoru sporcunun sağlığını her koşulda koruma ve ona zarar vermeme gibi ahlaki bir sorumluluğu olduğunu asla unutmayan bir kişi olmalıdır.

Sağlık ekipleri sporda başarının elde edilmesinde teknik ekiplerin ardındaki önemli güç kaynaklarıdır. Teknik ekipler bu güç kaynaklarından yararlanabildikleri oranda başarı düzeylerini daha yukarılara taşırlar."

Takım doktorunun, güven ve saygı duyulan, ilişkilerinde ölçülü, bilgisini geliştiren, eşit davranan, inandırıcı, sabırlı, ayrımcılık yapmayan, sır saklayan, yeterli fiziksel uygunluğa sahip, tercihan bekar, sigara kullanmayan, düzgün giyinen, kendine bakan, her an hazır, ulaşılabilir, aynı zamanda spora gönül vermiş bir kişi olması gerektiğini dile getiren Zeren, şu bilgileri verdi:

"Sporcuların takım doktorlarını seçebilme gibi bir özgürlükleri yoktur. Ancak takım doktoru, bilgi ve yeteneklerini sporcuların iyiliği yolunda içtenlikle sergiledikçe onların güven ve saygısını da kazanmaya başlayacaktır. Zengin bir tıbbi bilgiye sahip olunsa da sporcu ile yeterli diyalog, etkileşim ve güvene dayalı ilişki yaratılmıyorsa, bilginin pratikte kullanımı olanaksızdır. İşte takım doktorluğu bilgili olma ve bilgiyi kullanabilme sanatıdır.

Sporcuyu; rahatsızlığı, uygulanacak tedavi şekilleri ve olası komplikasyonlar konusunda bilgilendirmeli, tedaviye onun onayını aldıktan sonra başlamalı, asla zorlayıcı olmamalı, varlık nedeninin sporcu ve teknik kadronun sağlık sorunlarına yardımcı olmak olduğunu benimsemelidir.

Sporcunun sağlığını tehlikeye atabilecek her türlü uygulamanın karşısında olmalı, sporcunun bilgisi dışında hiçbir ilaç kullanmamalı, ağrıyı maskeleyici ilaçlara zorunlu durumlar dışında başvurmamalı, bilimselliği kanıtlanmamış, tıbbi etik dışı bir takım yöntemleri kullanmadığı gibi kullanılmasına da karşı çıkmalıdır. Tüm kararlarında gerçekçi olmalı; maçın kazanılmasından çok sporcunun uzun süreli sağlığının korunmasını amaçlamalı ve hiçbir baskı bu kararı değiştirmemelidir.

Oyuna devam edemeyecek oyuncunun oyun alanına sürülmesini engellemelidir. Yaralanma sonrası spora dönüşte standart geri dönüş kriterlerini titizlikle uygulamalıdır. Anti-doping kurallarına sıkı sıkıya bağlı, bu kuralları her koşulda savunur olmalı, sporcuları doping ve zararları konusunda olabildiğince bilgilendirmelidir. Mahremiyet (gizlilik) hakkı bireylerin kendileri hakkındaki bilgiyi ne zaman, nasıl ve ne ölçüde vereceklerini belirleme yetkisini ifade eder. Sporcunun mahremiyet hakkı; uyulması, savunulması ve duyarlı olunması gereken bir konudur.

Sporcunun sırları saklanmalı ve izni olmadan asla paylaşılmamalıdır. Hınca hınç dolu stadyumlar, TV spor programları, primler, teşvikler, rantlar ve daha niceleri ile dolu bir ortamda tüm etik kurallara sıkı sıkıya bağlı kalarak takım doktorluğu yapabilir misiniz? Yanıt evet ise artık takım doktoru olabilirsiniz..."

Seminerin sonunda Yönetim Kurulu adına Dernek Başkanı Prof. Dr. Hasan Tatari, Zeren'e teşekkür belgesi verdi.

KİMDİR?

Opr. Dr. Bülent Zeren, Karşıyaka'da 25 yıl kesintisiz takım doktorluğu yaptı. 3 yıl Sağlık Kurulu Başkanlığı'nı yürüttü. Takım doktoru olarak 900'e yakın maça çıktı. 1999'da KSK'da Türkiye'de ilk geniş kapsamlı "sağlık ekibi"ni kurdu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nde yer aldı, Alman Milli Takım Baş Doktoru Prof. Dr. Heinrich HESS ile birlikte çalıştı. ABD'de Uluslararası Spor Hekimliği Derneği'nin (FIMS) takım doktorluğu kursuna katıldı. Türkiye'de elit düzeyde olanından amatörüne sayısız sporcuyu ameliyat ederek, sağlıklarına ve spor alanlarına dönmelerini sağladı.

26 Nisan 2016
Etiket; bülent zeren, spor hekimliği semineri Yazdır   |   Paylaş

İlgili haberler


İzmir spor hekimliğinde en iyisi
Bülent Zeren'den ders gibi yazı
İzmir'de spor kütüphanesi açıldı
Karşıyaka'da Çapraz Kabus
İzmirli Spor Hekimi Zeren'den İğne Uyarısı
Zeren takım doktorluğunu anlattı
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
Kupa Ziraat'ın
Voleybol şöleni başlıyor
Altınordu'ya mentör
O kupa Altınordu'nun
TSYD Efeleri İzmir'de buluşturuyor
Rol model Altınordu
Folkart-KSK gerginliği
İyi futbola devam
Helal olsun Göz Göz
Ayla Aksu şampiyonluğu kaçırdı
Ayla Aksu finalde
Altınordu yenilgiyle tanıştı
Rüzgar sörfünde final heyecanı
Doğa ve avcılık tutkunları Menemen Gölpark'ta buluşacak
Altınordu 3 puanla başladı
Traore imzayı attı
Avrupa'da Türk günü
Bu Göztepe iş yapar
Futbolun gerçek tadı
Ömer Şişmanoğlu formayı giydi
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir