Lüksemburg'da Türk ezgileri

Kültür Sanat
Lüksemburg'da Türk ezgileri


Ünlü Türk şairlerin bilinmeyen hikayeleri şiirlerden oluşan şarkılarla Lüksemburg’da Serap

Yenici’nin sesiyle hayat buldu..

ACTL Lüksemburg Türk Kültür Derneği’nin kentin Kültür Merkezi, Kültürfabrik’te

düzenlediği 'Şiirden Şarkıya Yolculuklar' gecesinde sahne alan İzmirli sanatçı Serap Yenici

ünlü şairlerin şiirlerinden oluşan potpori şarkılar ve bu şiirlerin hikayeleriyle dolu

konserinde sergilediği performansıyla davetlilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Kadının toplumdaki yeri ve öneminin vurgulandığı etkinliğe, Türkiye’nin Lüksemburg

Büyükelçisi Engin Yürür, eşi Barçın Akın Yürür, dernek yöneticileri ve üyeleri başta olmak

üzere birçok seçkin davetli katıldı. Gecenin sürprizi ise konseriyle büyük beğeni toplayan

ünlü sanatçı Yenici’nin davetlisi olarak etkinliğe katılan Brüksel’de yaşayan şair yazar,

tiyatro yönetmeni Nerkiz Şahin’in sahnede kadınlara özel yazdığı bir şiirini seslendirmesi

oldu.

Müzikolog, besteci ve yorumcu Serap Yenici, ACTL Lüksemburg Türk Kültür Derneği’nin

davetlisi olarak, katıldığı bu özel etkinlikte güçlü sesiyle Sabahattin Ali, Orhan Veli Kanık,

Ahmet Arif, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazım Hikmet gibi şairlerimizin bestelenmiş şiirlerinin

şarkılarını seslendirip, hikayelerini anlattı. Sanatçının şarkılardaki kendine has yorumu ve

akıcı masalsı anlatımıyla Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Bursa Cezaevi'nde tutuklu bulunan

açlık grevindeki arkadaşı Nâzım Hikmet yazdığı “Yiğidim Aslanım”, Ahmet Arif’in ‘Haberin

Var mı’, Orhan Veli'nin ‘İstanbul'u Dinliyorum’ ve ‘Dedikodu’ şiirleri ile Yahya Kemal

Beyatlı tarafından yazılan poetik şiir ‘Sessiz Gemi’ davetliler tarafından ilgiyle dinlenip,

büyük beğeni topladı.

ATATÜRK’ÜN ŞİİRİ “ÜMMİD-İ AŞKIM” AYAKTA ALKIŞLANDI

İzmirli sanatçı konserini Atatürk’ün kendi yazdığı milli mücadele yıllarında yarım kalmış

aşkı Fikriye Hanım'a ithaf ettiği, duygusal sözler içeren ve bir iç dökme şeklindeki

“Ümmid-i Aşkım” şiirine yaptığı bestesini seslendirerek ve bu şiirin dramatik hikayesini

anlatarak tamamlarken, izleyenler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Davetliler

konserden çok keyif aldıklarını belirterek, “hatıralarımızda kalacak bir konser” yorumunda

bulundular. 

Ünlü Türk şairlerinin hayatları ve bilinmeyen hikayeleri bestelenmiş en özel şarkılarla

İzmirli sanatçı Serap Yenici’nin sesiyle hayat bulurken, sanatçı Lüksemburg'da yasayan

Türklerin de gönlünde bir yer kazandı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında

düzenlenen etkinlik sonunda sanatçı kendisini davet eden ACTL Dernek Başkanı

Mehmet Behlil’e, Başkan Yardımcısı Abidin Karabulut’a ve destek veren tüm dernek

üyelerine teşekkürlerini iletti. Konser sonunda Türkiye’nin Lüksemburg Büyükelçisi Engin

Yürür, bu unutulmaz konser için sanatçıya teşekkür ederek, çiçeğini takdim edip,

tekrar Lüksemburg’a davet etti.

MÜZİKOLOGLUĞUMU SAHNEDE DEVAM ETTİRİYORUM

İzmirli sanatçı Serap Yenici konser sonrası küçük bir konuşma yaparak şunları söyledi:

“Böylesi anlamlı bir gecede sahne almak benim için büyük bir onur. Müzikolog olarak

birçok şairin hayatını araştırıyor, hayatlarındaki en önemli anların şiirlere yansımasını

anlatmaya çalışıyorum tıpkı bu gecede olduğu gibi. Yine değerli besteciler Ali Kocatepe,

Zülfü Livaneli ve Cem Karaca gibi isimlerin duygularıyla da bütünleşip, şiirleri şarkıya

dönüşmüş hikayeleriyle yorumluyorum. Projelerimi hazırlarken aslında her şarkının ve her


şiirin değindiği duyguları yansıtmak kadar, özellikle genç kuşaklara bir döneme damga

vuran bu önemli şairleri tanıtmak, hayatlarındaki dönemleri anlatmayı amaçlıyorum.

Sahnede bu anlamda bir küçük tat bıraktıktan sonra esas sunum sonrası onların yaptığı

araştırmalar ve okudukları kitaplar bana mutluluk yaratıyor. Merak uyandırmak,

araştırmak ve bildiklerimi paylaşmak amacım. Ben müzikologluğumu sahnede devam

ettiriyorum ve bundan da büyük keyif alıyorum. Şarkıları anlayarak dinlemek o şarkılara

ayrı bir değer katıyor ve benim amacım da o değeri hissettirmek. Bu gecede de bunu

hissettirdiğimi hissettim ve çok mutlu oldum.”

ATATÜRK’TEN ÜMMİD-İ AŞKIM FİKRİYE

Atatürk’ün Fikriye Hanım ile yaşadığı derin ve trajik olan aşk öyküsünü anlatan şiiri;

“Ümmid-i Aşkım”, Mustafa Kemal, 19 Eylül 1924

Bir hüzün gibi geldi geçti vuslatımdan / Şekvacı olmadı yorgun başımdan

Lezzet-i Şinasi’ydi sunduğu kahve fincanından / İzmihlal-i mümkün değil sızlayan

vicdanımdan

Varsın çeksin bu dimağ unutmaz seni / Kimse dolduramadı yürekteki yerini

Bir kadeh gibi sunmuştu ölümsüz sevgini / Çaresiz yürek nedendir, bilmedi kadrini

Terk-i hayat ne der bilemem amma / Bir ümid-i, hayaldir buluşmak orada

Dilerim sübut bulur kanayan yara da / Aşk-ı Muhabbet biter mi ? Cennet-i Alada

İçsen de bir kadeh hayat iksirinden

Zamansız ayrıldım bilinsin Fikriye’den

Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden

Ümmid-i Aşkım saracak onu cefakar teninden.

Fulya OMAÇ / İZMİR