Evet; başlığı yanlış okumadınız, yabancı dil öğrenirken sorulmaması gereken sorular dedim. Hani sorulması gerekenler değil! Çünkü cevapları yoktur veya iki şıklıdır…
Ben şimdi üniversiteli öğrencilerime cevaplarken çok zorlandığım bir iki soruyu diyalog halinde paylaşmak istedim sizlerle. Hayal ürünü değil, derslerde geçen konuşmalardır…
Öğrenci: (İlk hafta, ,ilk gün, ilk ders) Hocam; biz şimdi şakır şakır nezaman konuşacağız bu İngilizceyi?
Eğitmen:
-
Bir yıl içinde öğrenebilmen ve konuşabilmen için gerekli temel eğitimi alacaksın burada, ancak zamana ve bol pratiğe ihtiyacın var! ACELE ETME, SAKİN OL!
-
Şakır şakır konuşmak ile neyi kastediyorsun bilmiyorum. Belki de hiçbir zaman konuşamayacaksın! Bu tamamen sana, hedeflerine, çalışmana ve gayretine kalmış bir durum! Yeni bir dil öğrenmek hiç de kolay değil, bak zaten adı bile ‘’yabancı’’ yani, emek ve zahmet ister. Hani bırak şakır şakır konuşmayı ‘’slowly slowly’’ konuşursan bile ne ala!
Öğrenci: (Yabancı dil ile ilk defa tanışan öğrenci!) Hocam biz şimdi Amerikan İngilizcesi mi, İngiliz İngilizcesi mi konuşalım?
Eğitmen:
-
Siz şimdilik bu ayrımlara hiç takılmayın! Yeri ve zamanı geldiğinde biz bu farklardan bahsedeceğiz. Ancak; şu an sizin için önemli değil.
-
İngilizce konuşulan başka ülkeler de var. Örneğin; Avusturya var, Kanada var, Malta var. Sen tek bir şeye dikkat et, Türkiye İngilizcesi konuşma, olur mu? Gel biz önce I,You,He,She,It ile bir başlayalım! Sen sonra karar verirsin…
Öğrenci: Peki, Hocam, She yerine He yazsam nolur ki? Niye not vermiyorsunuz? ‘’S’’ koymadım diye bu adamlar bunu anlamazlar mı yani?
Eğitmen:
-
Tabii ki günlük hayatta bunlar sorun olmaz, yanlış ifade olarak algılanabilir ama akademik dil eğitiminde ve yabancı dil yeterlilik sınavlarında geçersizdir, unutmayın siz sokak İngilizcesi eğitimi almıyorsunuz!
-
Bu hata ile bahsedilen kişinin cinsiyetini değiştirdiğinizin farkında mısınız? Bunu bukadar olağan görüp, hoşgörü ile karşılıyor musunuz kendi anadilinizde? Hadi gelin bakalım bir erkek ile konuşurken sürekli diliniz sürçsün ve hanım diye hitap edin kendisine! Nekadar hoşgörür de boşverir bilemiyorum!
Öğrenci: (1 Ay sonra) Hocam, ben yabancı film izlerken bazı kelimeleri anlamıyorum, kaçırıyorum, neden?
Eğitmen:
-
Tabii ki normal, daha 1 ay önce eğitime başladınız, henüz erken sizin için. Kelime dağarcığınız çok az, panik olmayın! Ve acele etmeyin, lütfen…
-
Sadece bazı kelimeleri anlamıyorsanız, inanın çok iyi durumdasınız! Ben yıllardır bu işin içindeyim ancak anlamadığım okadar çok kelime var ki! Helal olsun size! Bakın ne güzel öğretmişiz size!
Öğrenci: Hocam; Türkçe düşünmeyin diyorsunuz da İngilizce düşünmek ne demek?
Hadi bakalım buyrun! İşte bu sorunun ne a şıkkı var ne de b şıkkı…
Yanıtını ben de veremem şimdi! Çünkü; derindir bu konu. Kısacası ‘’AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR’’ diyelim, belki de cevap yerine geçer…
Yukarıdaki sorulara ben hangi seçenekteki cevapları veriyorum merak mı ettiniz? Benim sınıf içi yanıtlarım a şıkkıdır. Yine de her şeye rağmen soru soran, sorgulayan öğrenci öğrenmek isteyen öğrencidir. Yeni bir dil öğrenmek gayretinde ve yolundaki öğrencinin tek ihtiyacı motivasyon ve bunu sağlayacak eğitimcidir. Destek şarttır…